22 Kasım 2012 Perşembe

At(e)ri


                         Yrb. Paça, seçim zamanı yarım rey olmasının bilinciyle oy kullanır ve eve gelip efkarlandığında yarım rey olduğunun farkına varır.

                         Bunun sonucu Yarbay bitkisel bir hayvana dönüşmüştür. Yarbay zaten yeşil giyindiğinden dolayı artık iyice kamufle olabilmektedir ve hörgüçleriyle solungaçlarının çıkması işte tam da bu zamana denk gelir. Yarbay bu haliyle denizde yüzdüğü kadar özgür, karada dolaştığı kadar kamufledir.

                           Aynı sırada Albay Cevat ise kendi kendine bir takım hesaplara tutulmuştur. Albay, gidişatı iyi görmediğinden mütevellit piyango oynamaya karar vermiştir ve rakamları bu sefer tutturduğundan neredeyse tamamen emindir. Albay tedbil i  üniforma şekilde dışarı çıkmayı artık kafasına koymuştur.

                          İşte bu durumda Albay daYarbay da hem kamufle hem de tedbildir.

                        Albay lotocuya giderken hafifmeşreptir yani üniforması yok, sadece sallaya sallaya yürürken bakacağı saati 'Omega' olan bir şekilde sallana sallana sendelemiştir ve saatini rahatlıkla görebileceğinden bu saatte loto oynamanın belki de kendisi için iyi olabileceğini düşünmüştür fakat lotocuyla karşılaşır;

                           Lotocu ona gülerek; Albayım belli ki tutturamamışsınız, umarım bir tek siz değilsinizdir, ama bu saatte de kim başka dolaşır ki demiş. Ama tabii bir diğer kamuflaj Yarbay'dan haberi olmadan bu şekilde konuşmuştur, Albay bu gece tutturacağından emindir.

                          İş bu sırada Yarbay da kamufle olduğundan dolayı etrafı kolaçan etmektedir ve sanki bir nevi Albay'ın 'Omega' sını çeker.

                          Bu saatte Albayını bulan Yarbay belki Omega'dan belki de sevgiden Albay' a gidip halk arasında meşhur "mucks" hareketini yapar ve Albay' da Alfa' sını bulduğundan ötürü sevinçle onu kucağına oturtur ve Yarbay'ın heykelini yaptırmaya o an karar verir.

                       İleride 'Oturan Adam' olarak adlandırılacak bu heykel, halk arasında belli başlı rivayetlere konu olur; Kimine göre heykelden sesler geliyordur ve hatta halk kendi içinde sorar; Bu bir Doğan, hayır bu bir Şahin, hayır bu bir Kartal.

                         Yarbay bu halde Monarşiye, Albay' da Mon Ami' ye kavuşmuştur.

19 Kasım 2012 Pazartesi

GAY NEANDERT'HAL (şaşkınlık)

                                                

                              Dünyanın neresinden bakılırsa bakılsın, hangi milletten olunursa olunsun, gören herkesi aptal yapan resim işte budur. Belki de bunun ne resim ne şiir ne de herhangi bir  Sanat dalı olmamasından kaynaklanmaktadır çünkü maalesef o zamanlarda ne bu atamızın portresini yapabilecek bir ressam, ne onu fotoğraflayacak bir sanatçı bulunmamaktadır.

                              İnsanları şaşkınlığa sürükleyen olaylar genelde gazetecilerin şaşırması olduğundan dolayı şöyle bir haberden bahsetmek gerekir baştan: "İşte şaşırtan haber; Atalarımız Ensestmiş!!"

                            Burada şimdi insanlık tarihinden bahsedecek yer olmasa da monolog - diyalog diye konuşanlara şöyle bir laf gelebilir: "zerolog?"

                           Bu sorunun nedeni ne şimdiki canların İngilizce bilme zorunluluğu ne de kafalarıdır. Belki de bu tarihi devamlı yorumlamaktan çekinmeyen Öfkeli Şiarlar, kısaca "Ökkeş" diyebileceğimiz ve çok candan bizli konuşabilen tarih yorumcularımız olabilir.

                       Bunlara mesela kurgu örnek olarak Marx'ın " Zengin fakirliği ile, fakir Karısı ile ??!!" Lafını örnek verebiliriz ve hatta bu arkadaşlarımızın şaşkınlık hikayesini de bir haberle birlikte sunmak fena fikir olmayabilir, şöyle ki;

                                                                  HOST
               
                      Kendini çok canayakın hisseden Ökkeş, iş bulmak istediğinde Host olmaya karar verir. Ona göre Host olunca hem zenginin karısı ile oynayabilecek hem de devamlı uçan üniformalı bir süper-kahraman olabilecektir ve o bunu düşündükçe hep gülümser fakat tarihin çarkları farklı da dönebilmektedir;
                     Host bir gün Tayland'a uçarken çok şirin bir Hostesle karşılaşır, yine üniformasını çıkarıp süper-kahraman olacağı kulübesine (WC) bu Hostesi davet eder fakat maalesef içeride aslında Hostesle kendisi arasında çok da bir fark olmadığını görür ve Host şaşkınlıkla duraklamışken aklına gördüğü şu gazete kupürü gelir: " Akıllara durgunluk veren karar; Tayland' da artık Travestiler de Hostes!".

                 Ökkeş'in derdinden sıyrılıp ana konuya dönmemiz tabii yıllar alır fakat aynı zamanda Hz. Havva ile Hz. Adem' e şaşıran Ökkeşlere şu hikayeyi anlatmak da fena olmayabilir, kurgu olarak tabii ki:

                  Hz. Havva' nın Hz. Adem' in isteğiyle oluştuğunu duyan Freud'un sinirleri boşalır ve şunu düşünür: " Kız yok bize herhalde " . Yine de düşünmeye devam eder fakat bu hikaye onu şaşkınlıklara gark eder ve işe anne-babasından başlar, fakat k, şöyle bir durum vardır ki Freud ne aile kütüğüne sahiptir, ne de gazetede eski akrabalarının ensest olduğunu okumuştur.

2 Kasım 2012 Cuma

Sebil ile Kamil


 
      Kamil uzun araştırmalar sonucunda suyun kendisine yararlı olduğunu fark etmişti ama sebil dile geldi

     Sebil: Ama kendini göremiyorsun mal.

    Kamil bunun üstüne: Heyhat vücudumuzun dörtte üçü su ile kaplıdır dese de şu şekil cevap gelir:

   Hayır vücudunun dörtte üçü çay, dörtte biri H2O

   Kamil bunun üstüne Hasan iki Salak Osman dört der

  Sebil de önemli olan senin sağlığın.

  Kamil bunun üstüne sus bakayım geliyor nefret suçu dese de sebil bu konuda tecrübelidir ve haberlere çıkmayı başarmıştır! ve şöyle devam eder

   Berhudar ol evladım

  Kamil: Kamil sen kimsin lan konuşuyorsun dediğinde Sebil şunu söyler

  Gözünün feri

  Kamil fransızca öğrendiğinden dolayı feribot senden daha büyük der ve ileride Mars ta yaşayacak olan yeğenlerine fayda gelsin diye etrafı sulamaya başlar

  Sebil der ki hayırdır bana bakmaz oldun

  Kamil de bunun üstüne mineral su bu canım der

  Sebil şimdi de canım mı olduk der

  Kamil damarına dokunulduğundan dolayı nush ile tekdir vesaire demek üzereyken su meselesinden bahsettiğini hatırlar ve suyun tersi olan "us" ile bir cümle kurar

    Us ile olmalı tekdir olmadı Evliya Çelebi

    Sebil bu cevaptan sıkılmış olacak ki titremeye başlar ve sarsılarak sıcak su getirir

   Kamil de sonunda EVRAK diye bağırır.  

30 Ekim 2012 Salı

+18 MASAL - Post Modern Tiyatro

          
               Toplum ne kadar tasnif etmese de 1 ile 0 el ele vermiş dolaşmaktadırlar. Birin aklına değişik bir şeyler yapmak gelir ve sıfır da bunu başıyla onaylar. Herkesden uzak muhitlerde dolaşırken şu enteresan ilanı görürler: " Post-Modern Tiyatro " . Bu ilan hemen sıfırın ilgisini çeker ve ilanın gösterdiği yere doğru yönelirler, birin aklı düşüncelerle doludur.
              
              Tiyatroya geldiklerinde bunun daha çok çocuklar için olduğunu düşünürler ve bir buna sevinir?! Sıfır, arada kalmış olsa da dışarıda içeriyi gösteren bir televizyon olmadığını ve salonda kendini sarmalamış koltuğa vereceği tepkileri kimsenin düşünmeyip göremeyecek olmasından dolayı buraya girmeyi kabul eder. İçeri adım attıklarında etrafta kimsenin olmadığını fark ederler, sıfır heyecanlı bir eda ile hafiften çekinerek koltuğa oturur ve yanına biri çekip koltuğun kemerlerini bağlar ve üç boyutlu tiyatro kendiliğinden devreye girmiş olur.

             Hazır ekran karanlık, reklamlar da yokken birin aklına gülmek gelir tabii bu arada sıfır da akşamdan gördüğü rüyasını düşünüyordur. Ve aniden ekran açılır. Hiçbir yazı yok, hiçbir kişi de yok, sadece resimler vardır; Kelebek. Bir bu resme gülümser ve sıfır da bu resime aslında şaşırır. Şaşırmasının nedeni rüyasının başında bu resmi görmüş olmasıdır ve resimler ardı ardına sıralanmaya başlar...

              Hız arttıkça korku da artar ve 'birle sıfır' birbirlerine yaklaşmaya başlarlar fakat sıfırın rüyasının aksine ekrandaki videolarda devamlı korku ve savaş filmlerinden kareler belirmeye başlar. Birin aklındaki bütün kavga ve savaş sahneleri canlanmakta ve koltuklarında bu kavga ve savaş sahnelerini hissetmeye başlamaktadırlar.

              Arada tahmin etmedikleri resimler komik, trajik, eğlenceli... gözükse de onların koltuklarından aldıkları his hep acı veren bir titremedir ve maalesef ki tiyatro bir anda son bulur.

              Sıfır kendini birden çeker ve birde kalan his komik bir burukluk olur.

6 Eylül 2012 Perşembe

SON ÖDEV- DEĞERLENDİRME

Ben bütün arkadaşlarımın ödevlerinde yeterince başarılı olduklarını düşünüyorum. Her arkadaşımın açıkçası neredeyse alanında uzman bir kişinin yapmış olabileceği açıklama seviyesinde yaptıkları araştırmaları da buna bir kanıt olarak gösterilebilir hele ki yaz döneminde olmasına rağmen. Biraz daha selective olunacaksa açıkçası kızlarla erkeklerin etkileşimlerini ödevlerin giderek daha iyi bir konuma gelmesindeki etkisini gözlemleyebilmek benim için iş hayatına atılmaktaki zorlukları bile aşmamda yardımcı olacak heyecanı yarattı.Ayrıca 8 yıllık üniversite hayatımdaki en interaktif internet kullanımını bu derste yaşamış olduğum için ki yurt dışında ve dünyanın her yerinde olan zorunlu gidişata başlangıç açısından bu dersi herkese tavsiye ettiğimi belirtmeyi de bir görev biliyorum.

2 ÖDEV BİR ARADA(POSİTİONİNG - INTENSIVE)












ABSİNTHE YEŞİL PERİ

             Absinthe, bana göre isminin tam anlamıyla bir şehir efsanesidir. Bunun nedeni aşağı yukarı eğitim almış bütün vatandaşlarımızca bilinmesi ve bir yandan da neredeyse kimsenin tamamen bir bilgisi olmayan bir içecektir. İsminin ortamlarda duyulması bile bir sessizliğe yol açmaktadır ve bu sessizliğin nedeni bana göre KONUMLANDIRMA olabilir, söyle ki: Herhangi bir üniversite öğrencisine sorarsanız bu içki kıyas kabul etmeyecek şekilde en havalı olanlarından birisidir çünkü şişesinin üstünde yazan isimler ve bu içki ile olan münasebetleri bu gönüllerde resmen hayranlık uyandırmıştır. Bunun dışında, yurt dışına çıkmış vatandaşlarımızın muhabbetleri mutlaka bu içki ile bir arada kesişmek durumunda kalmıştır. Bu vatandaşlarımızla beraber sohbetlerinde ve nedense bu içkinin halisünasyonlara sebep olmasının halk arasında önlenemez dedikodulara sahip olmasındaki etken çok büyüktür diyebiliriz fakat aynı arkadaşlarımız Migros'un  iyi bir şubesinde görüp bunu aldıklarında - ki bunu alanlar arasında bütçesini ciddi derecede zorlayanların miktarı da azımsanacak gibi değildir - aslında hiç de böyle bir halisünasyon hezeyanlarına yol açmadığını görürler.

      Bu şehir efsanesi durumunun getirdiği yer, bu içkinin aynı zamanda INTENSIVE bir içecek olmuş olmasıdır. Intensive olmasına yol açan durum sanırım içkinin adından mıdır ( havasından mıdır suyundan mıdır?? ) veya reputasyonundan mıdır bilemediğim bir şekilde bıraktığı intibadır bana göre. Az önce bahsettiğim gibi bütçesi olsun veya olmasın çoğu kişi bu içkiye ulaşmaya bir şekilde çaba sarfetmiştir veya en azından söyleyebilecek ve söylerken sırıtabileceği bir muhabbete yol açtığını gözlemlemiştir. Bana sorulacak olursa bu içkinin insanlarda bıraktığı intiba o derecedir ki - bu içkiyi eskiden içmiş büyük ressamlar, vs... - çoğu markanın bu şekilde bir efsaneye ulaşması gerçekten zordur.