9 Ağustos 2012 Perşembe
iki kartpostal arasındaki 7 fark(ödev)
- Bana Mutsuzluğun Fotoğrafını Göster Abidin.
-İşte!
VS...
Selamlar, ilk ödevimde doğu - batı, zengin - fakir farketmez, herkesin ortak yanı diye hayvani güdülerimizden bahsetmiştim.
Bu resimlerde çok detaya girip can sıkmak istemesem de ister istemez göze çarpan bir ayrıntı var ve maalesef ki çok hoş diyemem!!
Gülmek, üzülmek, insani duygular olsalar da sağdaki şekildeki bir sevgi doğu tarafında pek kabul edilmez ama buna bakan her insan da şöyle bir durulur iki.. üç... Saniye.
Neden durulur? Bu resimlerin yarattığı psikolojik bunalımlar dahi nelere yol açarlar vs... Hiç bahsetmek istemiyorum açıkçası ve bunların bizim ilgimizde yani pazarlamada ne anlam ifade ettiklerinden bahsetmek istiyorum kısaca.
Kartpostal ve Çerçeve!
Peki bu pazarlar günümüzde kaldılar mı hala? Tabii ki. Neden tabii ki diyorum? Basitçe anlatmam gerekecek çünkü her şeyden bahsetmek ORDİNARYUS'lara özgü.
Evet, cevap bir önceki satırda. Günümüzde Ordinaryus kalmasa da bir şekilde "kulağa çalınır?!", peki neden çalınıyorlar?
İSVİÇRELİBİLİMADAMLARININYAPMIŞOLDUĞUARAŞTIRMALARNEDENİYLE
Yani genler aktarılır, sağlıklı babanın sağlıklı oğlu olur ve artık çerçeve klasik anlamda kalmasa da New Pad'i çerçeve yapmaktan geri durmayacak bir zengin babayiğit oradan bir yerden türeyiverir.?
Tam olarak anlatamadığımı bilsem de yine sizlere kusuruma bakmayın diyerek ve Ordinaryus olmadığımdan ve her şeyden bahsetmenin buradaki imkansızlığından bahsedebilirim ve özet olarak şu cevabı verebilirim ki:
Bu resimler insanlar yeniden evrimleşip, farklı birer türe dönüşüp biz ataları ile alakaları olmayan yani cinsel mutlulukla falan ilgilenmeyen şekillere dönüşene kadar doğu dünyasında daha çook!! Bu resimlere bakıldığı an bu resimler kendisine bakan doğulu kardeşimizi anlamsız bir şekilde düşüncelere sevk edecek.
En son özetle Pazarlamanın ölmesine daha çok var...
Sabırla okuyan her arkadaşıma teşekkür ederim.
-İşte!
VS...
Selamlar, ilk ödevimde doğu - batı, zengin - fakir farketmez, herkesin ortak yanı diye hayvani güdülerimizden bahsetmiştim.
Bu resimlerde çok detaya girip can sıkmak istemesem de ister istemez göze çarpan bir ayrıntı var ve maalesef ki çok hoş diyemem!!
Gülmek, üzülmek, insani duygular olsalar da sağdaki şekildeki bir sevgi doğu tarafında pek kabul edilmez ama buna bakan her insan da şöyle bir durulur iki.. üç... Saniye.
Neden durulur? Bu resimlerin yarattığı psikolojik bunalımlar dahi nelere yol açarlar vs... Hiç bahsetmek istemiyorum açıkçası ve bunların bizim ilgimizde yani pazarlamada ne anlam ifade ettiklerinden bahsetmek istiyorum kısaca.
Kartpostal ve Çerçeve!
Peki bu pazarlar günümüzde kaldılar mı hala? Tabii ki. Neden tabii ki diyorum? Basitçe anlatmam gerekecek çünkü her şeyden bahsetmek ORDİNARYUS'lara özgü.
Evet, cevap bir önceki satırda. Günümüzde Ordinaryus kalmasa da bir şekilde "kulağa çalınır?!", peki neden çalınıyorlar?
İSVİÇRELİBİLİMADAMLARININYAPMIŞOLDUĞUARAŞTIRMALARNEDENİYLE
Yani genler aktarılır, sağlıklı babanın sağlıklı oğlu olur ve artık çerçeve klasik anlamda kalmasa da New Pad'i çerçeve yapmaktan geri durmayacak bir zengin babayiğit oradan bir yerden türeyiverir.?
Tam olarak anlatamadığımı bilsem de yine sizlere kusuruma bakmayın diyerek ve Ordinaryus olmadığımdan ve her şeyden bahsetmenin buradaki imkansızlığından bahsedebilirim ve özet olarak şu cevabı verebilirim ki:
Bu resimler insanlar yeniden evrimleşip, farklı birer türe dönüşüp biz ataları ile alakaları olmayan yani cinsel mutlulukla falan ilgilenmeyen şekillere dönüşene kadar doğu dünyasında daha çook!! Bu resimlere bakıldığı an bu resimler kendisine bakan doğulu kardeşimizi anlamsız bir şekilde düşüncelere sevk edecek.
En son özetle Pazarlamanın ölmesine daha çok var...
Sabırla okuyan her arkadaşıma teşekkür ederim.
6 Ağustos 2012 Pazartesi
ikinci assignment ?
http://ba216.blogspot.com/ , http://070204042.blogspot.com : kesinlikle en iyi blok isimleri. Eğer gereken şey meraksa bu derste ki farklı bölümden olduğumdan küstahlık yapamam fakat yine de sayfalarına daha bakmadan sayfalarını merak ettirmeyi başarmaları benim için bir şeydir.
http://oguzzdem.blogspot.com , http://ozancevik.blogspot.com : bu arkadaşlarımı profil fotoğrafı koymalarından dolayı tebrik ediyorum acizane ve ingilizce yazmaları da yeterli unsurlardır diye düşünüyorum.
http://fulyaerkut.blogspot.com , http://mervecalislar.blogspot.com : Bu arkadaşlarımın en fazla atıf yapılan kişiler olmalarını olması gerek de zaten bu şekilde olmalı şeklinde değerlendiriyorum, gerçekten de bir fikiri güzel resimlerle destekleyip bunu geliştirmeleri takdire şayan şeklinde düşünüyorum.
http://oguzzdem.blogspot.com , http://ozancevik.blogspot.com : bu arkadaşlarımı profil fotoğrafı koymalarından dolayı tebrik ediyorum acizane ve ingilizce yazmaları da yeterli unsurlardır diye düşünüyorum.
http://fulyaerkut.blogspot.com , http://mervecalislar.blogspot.com : Bu arkadaşlarımın en fazla atıf yapılan kişiler olmalarını olması gerek de zaten bu şekilde olmalı şeklinde değerlendiriyorum, gerçekten de bir fikiri güzel resimlerle destekleyip bunu geliştirmeleri takdire şayan şeklinde düşünüyorum.
BİRLEŞME(uydurma hikayeler masallar vesaire)
Başbakan şöyle buyurmuştu:" Biz halkla BİR olacağız " fakat halk dönüp de etrafına baktığında hem kadın hem de erkek ruhlardan oluştuğunu gördü ve elini vicdanına koydu!!
Evet Cem Yılmaz'ın bulamadığı vicdanı başbakan bulmuştu. Bulmuştu bulmasına ama halk elini vicdanına öyle bir koymuştu ki sanki mutlu bir şekilde değil de M. Gökçek'in kaslı heykele attığı yakıcı bakış şeklinde koymuştu.
Malum doğu halkı batı halkından daha yaşlıydı ve vücudu maalesef ki yunan heykellerine benzemiyordu!!!
Ertesi gün televizyonun çılgın kanalı Flash TV'nin konukları şu şekildeydi: Dr. Mehmet Öz(Babası köyünden Amerika'ya bursla gelen doktorun oğlu doktor), Kürşat Tüzmen( spor yapan bakan???) ve türkücü İsmail Türüt.
Dışarıdan bakıldığında hepsi de göç etmiş ve yine de halkla bir olmuş kişilerdi, zamanlama biraz kötüydü çünkü bakan henüz yeni VATAN MİLLET SAKARYA falan derken dayak yemişti hemi de CHP'li milletvekilinin oğlu tarafından!
Bakan biraz hüzünlüydü ve Mehmet Öz baskın olduğundan program saçma bir şekilde başlamıştı. Mehmet Öz, elmanın yararlarından bahsederken doğu-batı nedir anlayamamış olan bakan, Mehmet Öz'e bakınca şunları düşündü: " Ulan adama bak, anlamsızca birbirinize benziyoruz resmen, şu saç, vücut aynı ben. Ne kadar da güzel rol modelleriz, ama Hz. Adem ile Havva'nın rol modeli neydi acaba iPhone mu??? ".
Programın elden kaçmaya başladığını düşünen ve normal bir insandan farklı şekilde terlemeye başlayan Türüt, ansızın elmaya bakarak : "Ha bu bizim köyün elmasıdır da! " dediği anda Mehmet Öz'e bir durulma geldi. Hele ki coşku seline kapılan Türüt, " HADİ GEL KÖYÜMÜZE GERİ DÖNELİM " diye başlayınca belli ki Mehmet Öz bazı düşüncelere dalmıştı.
Ama tabii ki bu düşüncelerin oluşmasında şimdiki en çok rolü oynayan halk! en çok Bakan'a imrenerek bakıyordu ve halkın ruhu güçleniyordu.
Hatta sağlam bir göz bu halka baktığında RUHUNUN KOLLARINDA belirmeye başlayan kasları bile görebilirdi!!!
Evet Cem Yılmaz'ın bulamadığı vicdanı başbakan bulmuştu. Bulmuştu bulmasına ama halk elini vicdanına öyle bir koymuştu ki sanki mutlu bir şekilde değil de M. Gökçek'in kaslı heykele attığı yakıcı bakış şeklinde koymuştu.
Malum doğu halkı batı halkından daha yaşlıydı ve vücudu maalesef ki yunan heykellerine benzemiyordu!!!
Ertesi gün televizyonun çılgın kanalı Flash TV'nin konukları şu şekildeydi: Dr. Mehmet Öz(Babası köyünden Amerika'ya bursla gelen doktorun oğlu doktor), Kürşat Tüzmen( spor yapan bakan???) ve türkücü İsmail Türüt.
Dışarıdan bakıldığında hepsi de göç etmiş ve yine de halkla bir olmuş kişilerdi, zamanlama biraz kötüydü çünkü bakan henüz yeni VATAN MİLLET SAKARYA falan derken dayak yemişti hemi de CHP'li milletvekilinin oğlu tarafından!
Bakan biraz hüzünlüydü ve Mehmet Öz baskın olduğundan program saçma bir şekilde başlamıştı. Mehmet Öz, elmanın yararlarından bahsederken doğu-batı nedir anlayamamış olan bakan, Mehmet Öz'e bakınca şunları düşündü: " Ulan adama bak, anlamsızca birbirinize benziyoruz resmen, şu saç, vücut aynı ben. Ne kadar da güzel rol modelleriz, ama Hz. Adem ile Havva'nın rol modeli neydi acaba iPhone mu??? ".
Programın elden kaçmaya başladığını düşünen ve normal bir insandan farklı şekilde terlemeye başlayan Türüt, ansızın elmaya bakarak : "Ha bu bizim köyün elmasıdır da! " dediği anda Mehmet Öz'e bir durulma geldi. Hele ki coşku seline kapılan Türüt, " HADİ GEL KÖYÜMÜZE GERİ DÖNELİM " diye başlayınca belli ki Mehmet Öz bazı düşüncelere dalmıştı.
Ama tabii ki bu düşüncelerin oluşmasında şimdiki en çok rolü oynayan halk! en çok Bakan'a imrenerek bakıyordu ve halkın ruhu güçleniyordu.
Hatta sağlam bir göz bu halka baktığında RUHUNUN KOLLARINDA belirmeye başlayan kasları bile görebilirdi!!!
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
